Ah Susam Sokağı ah. Kırpık, minikkuş, kurabiye canavarı v.s. oldukça eğlenceliydi. Ama Susam Sokağı'nın sayıları öğretme konusunda çocuklara geri zekalı muamelesi yapıp kalp sıkıştırdığını düşünüyorum. Hergün bir sayı öğretilir ve onlarca kez tekrar edilirdi.Şöyle ki;
Pazartesi:1 1 1 1 ............... vurgu ve tonlama giderek artar.
Salı: 2 2 2 2 ....... sonra bi' gün önce 1 öğrenilmiştir ya, 1-2 1-2 .....
Haftanın sonuna kadar sıçtın yani. 70 kere bir, 60 kere iki, 50 kere üç şeklinde toplamda en az 280 kez sayma eylemi içinde bulunmuş olursun. Yazarken bile daraldım walla.
Geçenlerde bi' video gördüm biraz rahatladım. Sayı öğretme olayını kısmen çözmüşler. Sevgili Leslie Feist, 1 2 3 4 şarkısıyla çocuklara saymayı öğretiyor. Her eve lazım bu Reminder albümü.
31 Temmuz 2008 Perşembe
1 Temmuz 2008 Salı
Alo
Dııııt...Dııııt...Dııııt...
- Efendim?
+ Abi nerdesin ya?
- Geliyorum abi.
+ Nerdesin?
- Geliyorum dedim ya.
Lan mal...Lan gerizekalı... Ben sana ne yaptığını mı sordum? Tabi geleceksin eşek. Yoksa benin "bu çocuk şu anda nerdedir, üstünde ne vardır?" gibi rahatsızlıklarım yok, bir şey var ki arıyoruz. Lan bir koordinat ver, "şu anda Halk Ekmek büfesinin yanında geçiyorum" desen de kabul ama "geliyorum" deme, deme canım kardeşim, deme...
- Efendim?
+ Abi nerdesin ya?
- Geliyorum abi.
+ Nerdesin?
- Geliyorum dedim ya.
Lan mal...Lan gerizekalı... Ben sana ne yaptığını mı sordum? Tabi geleceksin eşek. Yoksa benin "bu çocuk şu anda nerdedir, üstünde ne vardır?" gibi rahatsızlıklarım yok, bir şey var ki arıyoruz. Lan bir koordinat ver, "şu anda Halk Ekmek büfesinin yanında geçiyorum" desen de kabul ama "geliyorum" deme, deme canım kardeşim, deme...
4 Mayıs 2008 Pazar
Güne Başlamak
Spam Mail 30 Yaşında
Reklam amacı taşıyan e-mail 30 yaşında. DEC şirketinin bir çalışanının 3 Mayıs 1978'de ABD'de 400 kişiye gönderdiği reklam mesajı, ilk spam mail kabul ediliyor.
Dinazor Dışkısı 960 $'a Satıldı
New York'ta düzenlenen bir müzayedede 130 milyon yıllık fosilleşmiş dinozor dışkısı 960 dolara satıldı. Dışkıyı satın alan kişinin köpek ve kedi tuvalet ürünleri satan OurPets adlı şirketin sahibi olduğu belirtildi. Amacının şirket çalışanları motive etmek olduğunu söyledi.
En Seksi Türk
FHM Almanya'nın en seksi 100 kadın listesinde iki adet Türk bulunuyor. Monrose grubunun üyesi Bahar Kızıl 19'uncu, Gülcan Kamps ise 98'inci.
Günün en önemli haberlerini aldınız. Hadi şimdi dağılın.
Reklam amacı taşıyan e-mail 30 yaşında. DEC şirketinin bir çalışanının 3 Mayıs 1978'de ABD'de 400 kişiye gönderdiği reklam mesajı, ilk spam mail kabul ediliyor.
Dinazor Dışkısı 960 $'a Satıldı
New York'ta düzenlenen bir müzayedede 130 milyon yıllık fosilleşmiş dinozor dışkısı 960 dolara satıldı. Dışkıyı satın alan kişinin köpek ve kedi tuvalet ürünleri satan OurPets adlı şirketin sahibi olduğu belirtildi. Amacının şirket çalışanları motive etmek olduğunu söyledi.
En Seksi Türk
FHM Almanya'nın en seksi 100 kadın listesinde iki adet Türk bulunuyor. Monrose grubunun üyesi Bahar Kızıl 19'uncu, Gülcan Kamps ise 98'inci.
Günün en önemli haberlerini aldınız. Hadi şimdi dağılın.
26 Nisan 2008 Cumartesi
Yerel Rock Starlar
İlk video Deep Purple'dan Smoke on The Water coverı.
İkincisi de Gun's And Roses'dan Sweet Child O'Mine
25 Nisan 2008 Cuma
En İyi Müzik Videoları (2007)
stereogum.com sitesi 2007'nin en iyi 50 müzik videosunu seçmiş. Videoları izleme şansımız da var. Buyurun bakalım tıklayın
Kısa kısa...
Bir numarada yılın en iyi gruplarından Justice var. Sonrasında şimdiye kadar hiç kötü klibini görmediğim Feist. Bence yılın en iyi klibi olan Bat For Lashes-What's girl to do? beşinci sırada. Sekizinci olarak listeye giren Beirut-Elephant Gun da gözardı edilmemeli tabi.
Klaxons
Uzun zamandır MSN'e girmiyordum. 2 gün önce can sıkıntısından olsa gerek "dur bakayım n'apıyo bizim keratalar" diyerek MSN'i açtığımda gelen ilk mesaj "dur sana bi' şarkı göndercem" şeklindeydi. Genelde başkalarının tavsiye ettiği şarkılara ön yargıyla yaklaşırım. Kötüyse "hay senin zevkine", iyiyse "neden ben daha önce keşfetmedim bunları" derim. Neyse efendim, gelen şarkı Klaxons'tan Golden Skans'tı.
Yine ve yine İngiltere'den bir grup, şaşılacak bir şey yok yani. Şarkıyı pek bir sevince biraz araştırma yapayım dedim ve o da nesi; 14 Mart İndigo'da Klaxons Konseri. "Gavurların "Story of my Life" diye bir sözü var, bildin mi?" dedim kendi kendime. Bundan sonra kim, ne şarkısı önerirse önersin hemen atlayacağım. Beğenmesek bile haberimiz olur, konserleri kaçırıp hayıflanmayız böylece.
Boş Bilgi: Klaxons ismi Yunanca’da çığlık atmak anlamında olan “klazō” kelimesinden geliyor. Bu kelime daha çok siren gibi uyarıcı sesler için kullanılıyor.
Yine ve yine İngiltere'den bir grup, şaşılacak bir şey yok yani. Şarkıyı pek bir sevince biraz araştırma yapayım dedim ve o da nesi; 14 Mart İndigo'da Klaxons Konseri. "Gavurların "Story of my Life" diye bir sözü var, bildin mi?" dedim kendi kendime. Bundan sonra kim, ne şarkısı önerirse önersin hemen atlayacağım. Beğenmesek bile haberimiz olur, konserleri kaçırıp hayıflanmayız böylece.
Boş Bilgi: Klaxons ismi Yunanca’da çığlık atmak anlamında olan “klazō” kelimesinden geliyor. Bu kelime daha çok siren gibi uyarıcı sesler için kullanılıyor.
Metallica Konseri (27 Temmuz 2008)

''Geldi, gelecek, acaba gelmiyor mu, gelmezse 24 Temmuz Sofya konserine gideriz ne olacak" derken 27 Temmuz Ali Sami Yen olarak açıklandı resmi sitede Metallica konseri yaklaşık iki hafta kadar önce. Boşadam değinmişti zaten bu konuya bak istersen.
Biz de son şans gidelim görelim bari diyerek edindik biletimizi (Guwo ve Guwo Jr. Abraham 'a teşekkürü borç biliriz). Aslında, "aaa dur bi Metallica dinleyeyim" demeyi bırakalı epey vakit oldu ama; boru değilki be arkadaş Metallica bu, eski günler hatırına...
Boş Not: Favori albümümün kapağını da koyarım yani. Umarım eskilerden fazlasıyla çalarlar konserde.
Jens Lekman
Jens Lekman'ı bi' süredir biliyorum ama; adamakılı dinleme fırsatım olmamıştı. Geçen hafta You're So Silent Jens isimli albümü dinledim defalarca, içim ısındı albüme. Özellikle Pocketful Of Money ve F-Word dikkat çekici. Huzurlu müzik arayanlara...
Boş Bilgi: İki bayandan oluşan İstanbullu Kimkio grubu Jens Lekman'a bazı konserlerinde eşlik etmişlerdir.
Boş Bilgi: İki bayandan oluşan İstanbullu Kimkio grubu Jens Lekman'a bazı konserlerinde eşlik etmişlerdir.
Boş Konular Bunlar

Takmamak lazım.
Ah şimdi ismi lazım değil üniversitesinin düzenlediği gezide olmak vardı. Sınırsız kavramının suyunu çıkarmak vardı. Her sabah kahvaltıyı kaçırınca "olm yarın kesin kalkalım lan, mis gibi kahvaltı" demek vardı. Hayatında duymadığın kokteyleri tatmak vardı. Tequila'dan alkol komasına girmek vardı. Akşam sıkı fıkı olduğunu birisini sabah görünce sadece kuru bir merhabayla geçiştirmek vardı. Öğlen havuz başında dostunla espresso-soda keyfi yapmak vardı. Havuzdan çıkınca ısınmış, sidik gibi olmuş birandan bir yudum almak vardı...
22 Mart 2008 Cumartesi
How I Met Your Mother
21 Mart 2008 Cuma
The World We Live In and Live In Hamburg
Depeche Mode 1984'te Hamburg konserine bu ismi vermiş. Bu konserden bir yıl önce doğan kardeşim Frodo dün akşam Hamburg'dan geldi İstanbul'a, oradan da Bursa'ya geçti. Ama çalıştığı için yorgun olan bu bünye poposunu kaldırıp da hava alanına kadar gidemedi, çünkü Frodo'nun geldiği saatte çoktan uyumuştu. Sabah uyanınca büyük bir pişmanlık kapladı vücüdumu ve hemen "hoşgeldin canım" telefonunu açtım içim burkularak.
Özledim seni be Frodo'm.
Aniden kapımda belirip "gel sana espresso ısmarlayayım" deyişini,
Tavla oynarken beni sinirlendirişini,
Üniversite döneminde eve kola getirişini,
Sarhoş olduğunda peşinden koşmayı,
Seni ayıltmak için büfeleri dolaşmayı özledim be Frodo'm.
Özledim seni be Frodo'm.
Aniden kapımda belirip "gel sana espresso ısmarlayayım" deyişini,
Tavla oynarken beni sinirlendirişini,
Üniversite döneminde eve kola getirişini,
Sarhoş olduğunda peşinden koşmayı,
Seni ayıltmak için büfeleri dolaşmayı özledim be Frodo'm.
The Lost Room

Ev arkadaşımın film arşivini karıştırıken (normal filmler, konulu falan) keşfettiğim bir dizidir The Lost Room. Aslında biraz eskiymiş de bizim haberimiz yok tabi. Amerika'da 2006 yılında yayınlanmış 6 bölümden oluşan bu mini dizi Sci-Fi Channel'da yayınlanmış (adamların bilim-kurgu kanalı diye bir olayı var, tebrikler!). Yayınlandığı kanaldan da anlaşılacağı üzere dizi bir bilim-kurgu dizisidir. "Ay ne o öyle bilim-kurgu falan, sevmem ben onu" diyenlere tavsiyem şudur; bir kereden bir şey olmaz, izleyin efenim.
Dizinin başrol oyuncusu Six Feet Under'dan tanıdığımız Peter Krause. Ha bir de 8 yaşındaki kızını canlandıran Elle Fanning var ki, yerim ben onu yerim...
Hidden Palms

Bu yaz Amerika'da gösterime giren gençlik dizisi Hidden Palms'ın yaratıcısı, aynı zamanda Dawson's Creek'in de yaratıcısı olan Kevin Williamson. Bu yüzden olsa gerek geçen gün Fox Life'da tesadüfen ilk bölümüne denk geldiğim diziyi araştırdım biraz. Dizi 13 bölümlük bir yaz projesi olarak başlamış fakat pek beğenilmemiş olsa gerek ki 8 bölüm ile yayın hayatını tamamlamış. Şimdiye kadar izlediğim kadarıyla piyasada dolanan diğer gençlik dizilerinden daha kötü değil. Hatta salt başrol oyuncusu kızımız yüzünden diziyi izleyen birçok ergen çocuk bulunur ve www.savehiddenpalms.com isimli siteler açılabilirdi, iyi pazarlayamadılar demek ki.
Bence fena bir dizi değil, zamanınız bolsa keyifle izleyebilirsiniz.
10 Mart 2008 Pazartesi
I Never Saw Blue Like That Before
- Sevgilimden ayrıldıktan sonraki dönemde... vık vık vık...
+ Evet.
- Birden fark ettim ki aslında o ben değilmişim... vık vık vık...
+ Ya öyle.
- Acı çekmedim desem yalan olur... vık vık vık...
+ Tabii.
- Ve asla o kadar kırmızı kalbim olmadı.
NE?!
Bulaşık yıkamamak için sessiz sinema oynarken "İhtiras Rüzgarlarını" veya ne bileyim "Esaretin Bedelini" anlatacaksın dediklerinde dahi bu kadar afallamamıştım. Brokeback Mountain'i İbne Kovboylar olarak çevirdiklerini gördüğümde bile bu kadar şaşırmamıştım. Ne tepki vereceğimi bilemedim. O ise uzaklara dalmıştı...
Elimi, kıvırcık saçlarının gizlemeye çalıştığı omzuna koydum ve "ne demek istediğini anlıyorum" duygusunu vermek istercesine hafifce okşadım.
+ Evet.
- Birden fark ettim ki aslında o ben değilmişim... vık vık vık...
+ Ya öyle.
- Acı çekmedim desem yalan olur... vık vık vık...
+ Tabii.
- Ve asla o kadar kırmızı kalbim olmadı.
NE?!
Bulaşık yıkamamak için sessiz sinema oynarken "İhtiras Rüzgarlarını" veya ne bileyim "Esaretin Bedelini" anlatacaksın dediklerinde dahi bu kadar afallamamıştım. Brokeback Mountain'i İbne Kovboylar olarak çevirdiklerini gördüğümde bile bu kadar şaşırmamıştım. Ne tepki vereceğimi bilemedim. O ise uzaklara dalmıştı...
Elimi, kıvırcık saçlarının gizlemeye çalıştığı omzuna koydum ve "ne demek istediğini anlıyorum" duygusunu vermek istercesine hafifce okşadım.
London

Son zamanlarda çok film izler oldum ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki London bunların içinde en çarpıcı olanıydı. Gerek diyalogları, gerekse oyunculaklarıyla olsun ortalamanın üstünde, çok üstünde. 90 küsür dakikada Tanrı, Sex, Acı gibi derin konuları derin muhabbetlerle irdeliyorlar ve her konunun sonunu açık bırakıyorlar ki bu özellik filmi daha çok sevmenize sebep oluyor.
Sen N'aber Be?
Az önce ek$isozluk'te gecen haftanın en beğenilen entrylerine göz atarken şu haberle karşılaştım ve yarıldım.
İnternetteki en büyük film veri tabanı imdb.com için erişim engelleme kararı verilmesine rağmen, yazım hatası sonucu halen erişime açık olduğu ortaya çıktı. Yönetmen Mahsun Kırmızıgül’ün çekmiş olduğu “Beyaz Melek” isimli filmin kopyalarının yasalara aykırı olarak internetten dağıtıldığı bilgisine ulaşan Boyut Müzik’in İstanbul Başsavcılığı’na yapmış olduğu başvuruda, imbd.com, torrentturk.com, frmdivx.com, divxcity.org, turkdivx.net sitelerinin kapatılması istenmişti.
Hadi ulu insan Mahsun Kırmızıgül imdb.com sitesinin Beyaz Melek filminin kopyasını yayınladığını düşünecek kadar cahil diyelim de yargımıza ne oluyor kuzum. İnsan hiç mi araştırma yapmaz? Nedir bu site, adamlar cidden kopya film yayınlıyorlar mı acaba diye hiç mi merak edip siteye girmez? Hadi hiç birini yapmadın bari doğru siteyi kapat be adam!
Ahahaha adamlar imdb.com yerine imbd.com'u kapatmışlar ya...
İnternetteki en büyük film veri tabanı imdb.com için erişim engelleme kararı verilmesine rağmen, yazım hatası sonucu halen erişime açık olduğu ortaya çıktı. Yönetmen Mahsun Kırmızıgül’ün çekmiş olduğu “Beyaz Melek” isimli filmin kopyalarının yasalara aykırı olarak internetten dağıtıldığı bilgisine ulaşan Boyut Müzik’in İstanbul Başsavcılığı’na yapmış olduğu başvuruda, imbd.com, torrentturk.com, frmdivx.com, divxcity.org, turkdivx.net sitelerinin kapatılması istenmişti.
Hadi ulu insan Mahsun Kırmızıgül imdb.com sitesinin Beyaz Melek filminin kopyasını yayınladığını düşünecek kadar cahil diyelim de yargımıza ne oluyor kuzum. İnsan hiç mi araştırma yapmaz? Nedir bu site, adamlar cidden kopya film yayınlıyorlar mı acaba diye hiç mi merak edip siteye girmez? Hadi hiç birini yapmadın bari doğru siteyi kapat be adam!
Ahahaha adamlar imdb.com yerine imbd.com'u kapatmışlar ya...
9 Mart 2008 Pazar
Gitmek istemek...
Gitmek istemek ...
Nereye, nasıl, niye?
Önemli midir?
Değildir de aslında.
Rahat mı batıyor be kardeşim.
Evet rahat batıyor.
Gidiyorum ben...
Boş Not: Savinist ile içilen kahve sonrası düşünceler...
Nereye, nasıl, niye?
Önemli midir?
Değildir de aslında.
Rahat mı batıyor be kardeşim.
Evet rahat batıyor.
Gidiyorum ben...
Boş Not: Savinist ile içilen kahve sonrası düşünceler...
6. Amatör Caz Müzisyenleri Festivali

2003 yılından beri geleneksel hale gelen Anadolu Üniversitesi Amatör Caz Festivali 12-15 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek. Açılış konseri ve atölye çalışması Sarp Maden'den.Daha fazla bilgi ve program için link. Fırsat yaratıp; katılmak, izlemek, dinlemek gerek sanki. Konserlere katılamasam da jam sessionlara katılacam, oldukça keyifli olacak diye düşünüyorum. Bu seneki jam session Live Room Bar&Pub'da.
Fikir sahibi olmanız için 2006'daki festivalden, JazzAbesk grubundan Saddest Song coverı.
Boş Tavsiye: Saddest Song, Morphine şarkısıdır. 90'lar rock soundunu seviyorsanız grubu tanıma ihtimaliniz oldukça yüksek. Bi' şekilde gözünüzden kaçtıysa, tanınmaya değer, dinleyin derim.
7 Mart 2008 Cuma
Haftanın Şarkısı
Okurlarımıza nasıl işkence edebiliriz diye düşünürken aklıma bloga bir şarkı ekleme fikri geldi. Bu şarkı bloga her girişinizde otomatik olarak çalmaya başlayacak, isteyenler "pause" tuşuna basıp durdurabilirler tabii.
"Haftanın Şarkısı" diye klasik bir başlık da koydum tam oldu. Şarkıyı doğru tahmin eden ilk kişi benden bir aferin alacak. İkinci de öyle, üçüncü de...
"Haftanın Şarkısı" diye klasik bir başlık da koydum tam oldu. Şarkıyı doğru tahmin eden ilk kişi benden bir aferin alacak. İkinci de öyle, üçüncü de...
Evvel Zaman İçinde
İki küsür yıl önce sevgilimden ayrıldığımda bunalım takıldığım dönemde bir boşluğa saplanıp kalmıştım. Bugün şunu anladım ki; boşluğa saplanıp kalanlardan korkmak gerek. Çünkü o insanların ne yapacağı tahmin edilemez. O dönemin psikolojik durumundan mıdır nedir her şeyi yapabilme yetisinde görürler kendilerini. Uçmak mı? Ne var canım, gerekirse uçarım. Ben ise o dönemde kitap yazmak gibi beyhude bir heves edinmişim, işin ilginci ise giriş cümlesini telefonumda hala saklamam.
"İlişki dediğimiz, iki insanın ortak hafızası. Hafıza sahibini tehlikelerden korumak için iyiliklerden çok kötülükleri birikiriyor..." diyerek tanımlamaya çalışmıştı Ahmet Altan ilişkiyi. Oysaki o bile, tuvaletini henüz tamamlamış bir şahsın eliyle rahatsız edileceğini tahmin etmemiştir eserinin. Her ne kadar...
"İlişki dediğimiz, iki insanın ortak hafızası. Hafıza sahibini tehlikelerden korumak için iyiliklerden çok kötülükleri birikiriyor..." diyerek tanımlamaya çalışmıştı Ahmet Altan ilişkiyi. Oysaki o bile, tuvaletini henüz tamamlamış bir şahsın eliyle rahatsız edileceğini tahmin etmemiştir eserinin. Her ne kadar...
29 Şubat 2008 Cuma
Banu Kuday
Blogumuzda boş konular hakkında yazılıp çiziliyor biliyorum ama bu haberi görünce yazmadan edemedim. Banu Kuday da kim diyebilir çoğunuz, çünkü dünya standartlarında olmasından dolayı övündüğümüz seslendirme sektörünün çalışanlarını bilmeyiz ne yazık ki. Kendisi de bir seslendirme sanatçısıydı, sıydı diyorum çünkü 2 gün önce hayatını kaybetti. Benim için en önemli eseri Closer filmi ile Banu Kuday'ı selamlıyorum.
Boş Bilgi: The Simpsons dizisinde yer alan seslendirme sanatçıları bölüm başına 250 bin $ alıyorlar.
Boş Bilgi: The Simpsons dizisinde yer alan seslendirme sanatçıları bölüm başına 250 bin $ alıyorlar.
27 Şubat 2008 Çarşamba
Şok Şok Şok!
İstanbul'da yaşayan bir vatandaşımız bizi arıyarak Coldplay'ın Trouble şarkısının kendisi ile konuştuğunu iddia etti. Sevgilisinden yeni ayrılan O.Ç. isimli şahıs bu inanılmaz olayı bizim için belgeledi.
Coldplay - Trouble
canını yakacağım biliyorsun değil mi?
oh no, i see
kesinlikle canın acıyacak.
the spider web is tangled up with me
kapat istersen?
and i lost my head
and thought of all the stupid things i'd said
bana ne senin derdinden?
oh no, what's this?
ohooo
a spider web and i'm caught in the middle
daha da kötü mü hissetmek istiyorsun?
so i turn to run
and thought of all the stupid things i'd done
başlayalım o zaman.
and i never meant to cause you trouble
hayır onun hatası değil.
i never meant to do you wrong
bunu daha önce düşünecektin.
and ah, well if i ever caused you trouble
oh, no i never meant to do you harm
itiraf etmen hiçbir şeyi değiştirmez.
oh no, i see
hafif bir yanma hissediyormusun?
the spider web and it's me in the middle
güzel!
so i twist and turn
but here am i in my little bubble
sakın ama sakın! hayır! hayır! hayır!
singing out
i never meant to cause you trouble
evet gerizekalısın.
i never meant to do you wrong
evet dedim ya!
and ah, well if i ever caused you trouble
tabii ki salaklık sende.
oh, no i never meant to do you harm
evet anlasana artık çok geç.
they spun a web for me
Allah aşkına repeat'ten kaldır beni.
they spun a web for me
sana da bir faydası yok bana da.
they spun a web for me
ne olursun.
Coldplay - Trouble
canını yakacağım biliyorsun değil mi?
oh no, i see
kesinlikle canın acıyacak.
the spider web is tangled up with me
kapat istersen?
and i lost my head
and thought of all the stupid things i'd said
bana ne senin derdinden?
oh no, what's this?
ohooo
a spider web and i'm caught in the middle
daha da kötü mü hissetmek istiyorsun?
so i turn to run
and thought of all the stupid things i'd done
başlayalım o zaman.
and i never meant to cause you trouble
hayır onun hatası değil.
i never meant to do you wrong
bunu daha önce düşünecektin.
and ah, well if i ever caused you trouble
oh, no i never meant to do you harm
itiraf etmen hiçbir şeyi değiştirmez.
oh no, i see
hafif bir yanma hissediyormusun?
the spider web and it's me in the middle
güzel!
so i twist and turn
but here am i in my little bubble
sakın ama sakın! hayır! hayır! hayır!
singing out
i never meant to cause you trouble
evet gerizekalısın.
i never meant to do you wrong
evet dedim ya!
and ah, well if i ever caused you trouble
tabii ki salaklık sende.
oh, no i never meant to do you harm
evet anlasana artık çok geç.
they spun a web for me
Allah aşkına repeat'ten kaldır beni.
they spun a web for me
sana da bir faydası yok bana da.
they spun a web for me
ne olursun.
Hadi itiraf edelim
Biraz bayat bir genelleme gibi olacak ama; erkekler de romantik filmleri severler. Sevdiklerini itiraf etmedikleri veya etraftan laf gelir diye sinemaya gidemedikleri için film yapımcıları zeki bir hamleyle romantik filmlere komedi unsurunu da eklediler ki erkeklerin bir kaçış noktası olsun. Ha bi' de; Ve Tanrı DVD'yi yarattı!
+ Hadi şu filme gidelim hayatım.
- O ne ya öyle? Romantik film mi?
+ Ya romantik ama komikmiş de.
- Eh iyi madem, komikse gidebiliriz.
Adını çoğumuzun doğru telaffuz edemediği Eternal Sunshine of the Spotless Mind'ı sadece kadınlar mı bayılarak izledi? Closer filminin konusu açıldığında erkeklerin hepsi sadece "Off yavrum Natalie Portman'ın striptiz sahnesi neydi öyle?" mi diyor? Hadi canım sen de...
The Notebook (2004)

Film huzurevinde yaşlı bir adamın yaşlı bir kadına kitap okumasıyla başlıyor. Kitap bir panayırda tanışan Allie Hamilton ve Noah Calhoun isimli iki gencin yaz aşklarını konu alıyor. Filmde yer alan karakterler o kadar gerçekçi ve doğal ki kendinizi hikayenin akışına kaptırmamamnız elde değil.
BKB Notu: 8/10
Ma vie en l'air (2005)

Yine çok güzel bir Fransız filmi. Son zamanlarda Le Fabuleux Destin d'Amélie Poulain (Amélie) ve Jeux d'enfants (Cesaretin var mi aşka?) ile kendinden söz ettirmeye başlayan Fransız filmlerinin güzel bir örneği daha. Yer yer komik, yer yer romantik bu filmin en güzel taraflarından biri de hikayeden bağımsız gibi gözüken ama aslında çok önemli olan küçük ayrıntılara verilen değer.
BKB Notu: 8/10
+ Hadi şu filme gidelim hayatım.
- O ne ya öyle? Romantik film mi?
+ Ya romantik ama komikmiş de.
- Eh iyi madem, komikse gidebiliriz.
Adını çoğumuzun doğru telaffuz edemediği Eternal Sunshine of the Spotless Mind'ı sadece kadınlar mı bayılarak izledi? Closer filminin konusu açıldığında erkeklerin hepsi sadece "Off yavrum Natalie Portman'ın striptiz sahnesi neydi öyle?" mi diyor? Hadi canım sen de...
The Notebook (2004)

Film huzurevinde yaşlı bir adamın yaşlı bir kadına kitap okumasıyla başlıyor. Kitap bir panayırda tanışan Allie Hamilton ve Noah Calhoun isimli iki gencin yaz aşklarını konu alıyor. Filmde yer alan karakterler o kadar gerçekçi ve doğal ki kendinizi hikayenin akışına kaptırmamamnız elde değil.
BKB Notu: 8/10
Ma vie en l'air (2005)

Yine çok güzel bir Fransız filmi. Son zamanlarda Le Fabuleux Destin d'Amélie Poulain (Amélie) ve Jeux d'enfants (Cesaretin var mi aşka?) ile kendinden söz ettirmeye başlayan Fransız filmlerinin güzel bir örneği daha. Yer yer komik, yer yer romantik bu filmin en güzel taraflarından biri de hikayeden bağımsız gibi gözüken ama aslında çok önemli olan küçük ayrıntılara verilen değer.
BKB Notu: 8/10
26 Şubat 2008 Salı
Yaratıcılık # 3
Bu akşam mailime gelen bir "Forward". Aynen aktarıyorum.
Resmi Görmek İçin Tıklayın
Jakarta`da Levi`s`in Kurban Bayramı tebrik ilani...
Yaratıcılığın sınırları yokmuş demek...
Resmi Görmek İçin Tıklayın
Jakarta`da Levi`s`in Kurban Bayramı tebrik ilani...
Yaratıcılığın sınırları yokmuş demek...
25 Şubat 2008 Pazartesi
İntikam
Önce lütfen bu yazıyı okuyun. Kız arkadaşı Sarah Silverman ve Matt Damon'dan intikam almak isteyen Jimmy Kimmel, Matt Damon'ın yakın arkadaşı Ben Affleck'ı kafalar ve ortaya bu video çıkar. Video'da ayrıca Brad Pitt, Harrison Ford, Cameron Diaz, Macy Gray, Robin Williams, Don Cheadle gibi ünlü isimler de yer alır.
Tarih Tekerrürden İbarettir
And the Oscar goes to...
Oscar ödülleri bu sabaha doğru Amerika'nın Los Angeles kentinde düzenlenen törenle sahiplerini buldu (Haber bültenlerinin yüzde 90'ında bu cümle ile karşılacaksınız bugün). Eminim şimdiye kadar ödül alanları öğrenmişsinizdir zaten. Ben de blogumuzun görevini yerine getirmek amacıyla "Akademi Ödülleri ile ilgili gereksiz bilgileri" vereyim dedim.* Oscar heykelciğini kazananlar bu ödülü satamazlar. Eğer ödülden kurtulmak istiyorlarsa ancak Akademi'ye 1 dolar karşılığında satabilirler.
* Akademi, 2007 itibariyle oy verecek 5830 üyeye sahiptir.
* Üç film 11 Oscar heykelciği birden almayı başardı. Bunlar; Ben-Hur (1959), Titanic (1997), ve The Lord of the Rings: The Return of the King (2003).
* Katharine Hepburn Oscar Ödüllerinde en fazla ödül kazanan oyuncu oldu (4).
* Meryl Streep ödüle en fazla aday gösterilen isim oldu. 14 kez aday gösterilmekle beraber 2 kere ödülü almayı başardı.
* James Dean ölümünden sonra iki kere Oscar'a aday gösterilen tek insan.
* Peter O'Toole 8 kez En İyi Aktör ödülüne aday gösterilmesine rağmen ödülü hiç kazanamadı.
* Jessica Tandy en yaşlı Oscar kazanan oyuncu oldu (80).
* Gloria Stuart ödüle en yaşlı aday gösterilen isim (87).
* Justin Henry 8 yaşında iken Kramer vs. Kramer (1979) filmiyle aday gösterildiği En iyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü ile birlikte Oscar tarihindeki en genç ödüle aday olan isim oldu.
* 22 yaşındayken Kate Winslet iki defa Oscar'a aday gösterilmiş en genç kişi oldu. Winslet aynı zamanda ödüle üç, dört ve beş kere aday gösterilen en genç insan olmayı başardı.
* John Mills'e , İrlandalı Kız (Ryan's Daughter) filminde oynadığı köyün sağır-dilsiz delisi 'Michael' rolü için 1971'de En iyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü verilmişti. Filmde rolü gereği tek kelime konuşmayan John Mills, ödülünü alırken konuşma yapmayıp bir reverans'la yetinmişti. Bu da Oscar ödüllerindeki en kısa kabul konuşması olarak rekor kitabına geçmiştir.
İmza: The King of Copy+Paste
Kaynak: wikipedia
Ders: Türkçe
"Türkçe'miz elden gidiyor" çığlıkları atılıyor uzun süredir. Dilimize giren yabancı kelimerden şikayetçi bu topluluğun haklı olduğu konular var elbette ama ben hala "akışına bırakmak" taraftarıyım. Çünkü dil dediğimiz şey Türk Dil Kurumu'nun göreve davet edilmesiyle kurtulacak bir şey değildir. Kendi yolunu yine kendisi bulacaktır.
Yabancı kelimeleri yazılarımda ve günlük hayatımda kullanmamaya özen gösteririm. Ama bu özen öyle uç noktalarda değildir, bir durumu veya neseneyi en iyi tarif edebilecek kelime yabancı bir kelimeyse onu kullanmaktan çekinmem. Bu konu hakkında birisi bir video hazırlayıp metacafe'ye koymuş bana da bunu size duyurmak kalmış.
Boş Yorum: Tamamına katılmamakla birlikte yine de haklı bulduğum noktaları çok.
Yabancı kelimeleri yazılarımda ve günlük hayatımda kullanmamaya özen gösteririm. Ama bu özen öyle uç noktalarda değildir, bir durumu veya neseneyi en iyi tarif edebilecek kelime yabancı bir kelimeyse onu kullanmaktan çekinmem. Bu konu hakkında birisi bir video hazırlayıp metacafe'ye koymuş bana da bunu size duyurmak kalmış.
Boş Yorum: Tamamına katılmamakla birlikte yine de haklı bulduğum noktaları çok.
Ben Ölmeden Önce
1998 yılında Raks Muzik yetkilileri "genç yeteneklere şans vermek lazım" diyerek 9 da 9 ismiyle bir albüm çıkarırlar. Albümde 9 farklı şarkıcının 9 şarkısı yer alır. Aslında güzel bir düşünce, "ya birisi tutarsa, köşeyi döneriz olm" stratejisi ile yapılmış olsa da başarılı olmadı proje. Bazıları barlarda sahne aldılar o kadar. Olmayınca olmuyor demek ki.Aralarından sadece Fatih Erdemci'nin Ben Ölmeden Önce şarkısı umut vadediyordu. Ama o da bir süre Shaft'ta sahne aldıktan sonra ortalıktan kayboldu (şarkı barda sahne alır mı kuzum?).
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





